FANDOM


Nuvola apps important Bu makale taslak halindedir.
  • Bu makalenin Madde Taslakları altında yer almasına özen gösteriniz.
  • Güncel bir madde olarak kaydetmeden önce lütfen Taslak: olmaktan çıkartınız ({{Taslak}} kısmını siliniz).
Accessories-text-editor Bu maddede kullanılan üslubun, ansiklopedik bir yazıdan beklenen resmî ve ciddi üsluba uygun olmadığı düşünülmektedir.
Konuyla ilgili tartışma için maddenin tartışma sayfasına lütfen bakınız.
Maddeyi geliştirerek ya da konuyla ilgili tartışmaya katılarak PoetikharsWiki'ye katkıda bulunabilirsiniz.
Ambox rewrite gold Bu madde, PoetikharsWiki standartlarına uygun değildir ve bu nedenle düzenlenmesi gerekmektedir.
Maddeyi Vikipedi standartlarına uygun biçimde düzenleyip, geliştirerek PoetikharsWiki'ye katkıda bulunabilirsiniz.

Şiir dergi eşit (ege üniversitesi şiir topluluğu)

PROJE ŞİİR ’09 GÜZ SAYI:1

Künye Edit

2009 s izmir

Ş şiir dergi sayı:1

İmtiyaz Sahibi: Ege Üniversitesi S.K.S Daire Başkanlığı adına Orhan Kozan

Sorumlu Müdür: Münir Yenigül
Hazırlayan: Ege Üniversitesi Şiir Topluluğu
Düzelti: SONGÜL Kocadayı
Tasarım: Barış Çetinkol
İletişim: Ege Üniversitesi Şiir Topluluğu Odası
Öğrenci Toplulukları Merkezi 2. Kat E.Ü. Kampüsü 35100 Bornova/İzmir
esit@mail.ege.edu.tr

Yayın türü: Yerel Süreli Yayın
Basım Tarihi: 05.10.2009

Sunu Yerine Edit

Proje: Şiir

Gelecekle ilgili kaygımı tek kelimeyle açıklayabilirim. En büyük korkum: olabilecek her şeyin olduğu, heyecan verici, yeni ve enteresan hiçbir şeyin bir daha olmayacağı… Geleceğin engin ve itaatkar bir ruh banliyösü olacağıdır.” BALLARD

Merhaba, Görünüp kaybolma estetiğinin taşıdığı değer, kararsızlığın enerjisi, deneyin şaşırtıcı hali, bizi buraya getirdi. Yol ayrımında b’ağlarımızı eleştirmenin gerekliliği herkes bunu aynı anda yaparsa hız sağlayabilir. Evre farklılıkları, yaptığımız işi karşılıksız kıldığı sürece, şiir çitlerle çevrili gibi görünecek.

Bu ilk sayıda, çitleri aşmak için bir deney olarak kurguladığımız şiir yarışmasının baskın görüşe ilişkin başlı başına bir tanıt haline geldiğini görüyoruz. Bu süreci görünür kılmak için iki yılın sonuçlarını ve değerlendirmesini birlikte yayımlıyoruz.

Serkan Işın’la yaptığımız söyleşi görsel şiir çevresinde okunabileceği gibi, şiirdeki “büyük anlatı”nın bir şairin günlük bireyselliğinde nasıl ortadan kalktığını da gösterir özellikte.

Şairin Vergi Karnesi ile Eren Barış, Ece Ayhan’ın mükellefliğini belgelikten çıkardı.

İhtiyacımız olan şeyi söyleyen kitaplar en önemli ihtiyaçlarken, artık bir kentten, telefondan ve hatta kitaptan en iyi şekilde yararlanmanın şekli gösterilmeden kıpırdayamıyoruz. Kanaat önderleri, kamusuz kamuoyu, şiirsiz şiir dergilerine kadar ulaşan bu “hayattan yararlanmanın” kılavuzluğu gösteriye yeni bir perde yazıyor.

Her patlamada eski safraları atıp yenilerini kazanıyoruz. Böylece gerçekten kopmadığımıza emin oluyoruz. Oysa ayak bastığımız simulakr, gerçeğin bir simülasyonu olarak, küresel açıklığa kavuşan dünya ticareti, dünya dili ve dünya kültüründe müthiş derecede kapalı bir kavramlar bütünü oluşturuyor. Kavramların üstü kapandıkça, şiir dışında yazılan her şeyin şiirleşecek kadar kapalı ve bir o kadar da kolektif bir anlam kazandığını görüyoruz. Bu durum, yazılan şiirdeki klişelerle hayattaki klişeleri birbirinden ayrılmaz kabuklar haline getiriyor. Bu sayıda topladığımız üç proje de kabuğun kalkması ve daha fazlası için, sanat-hayat düzleminde çift taraflı bir yolu açıyor.

Üçü de bilgi ve onun aktarım/dağıtım yollarıyla kesişen Şiir Topluluğu Atölyesi projeleri geleneğe söz, eğitim ve bilgi üçgeninden girdikleri deneyden şiirle çıkıyor.

Yaratılan dar alanlı düşünsel kast, gruplar halinde daha büyük bir düşünsel kasta kendini tamamlıyor. Böylece oluşan akım, herkesin bağ kurabildiği ve bir o kadar da uzak kaldığı, ama bir türlü yolu değiştiremediği ve tur bitince yine aynı kulvarda tura başladığı bir yarışa dönüşüyor.

Naiflik içinde, infial ya da daha basit bir şekilde şaşkınlık uyandıracak kadar farkında olacağımız bir şey de yok gibi. Bu yüzden her an sıkılmak, sıkıldıkça izlemek ve izlenmek, sürekli kendini kanıtlamaya çalışan bireyin en düzenli seçeneği. İzlenebilen her şey, insana daha önce yaşamadığı bir mülkiyet duygusu veriyor. Bu hazır duygu, kitleye hiç olmadığı kadar sağlıklı bir homojenlik sağlarken, her şeyden sıkılmak da diğer hazır duygulara ekleniyor. Tüm bunlar olurken, şiiri hazır değerler maddesinden çıkarmaya çalışmak, hayatı yarar sağlanmaz ve salt kendisi olan şeye çeviriyor. Böylece –kamu olmayan- kamu, şiirin kamulaştırılması için kulvarı terk edebilir hale geliyor, işte.

(Kaynak: Ş, Güz sayı:1, 2009)