FANDOM


Hegel'in tarih felsefesini açıklarken kullandığı kavramlardan birisi.


Ek 1. Tinin ide'si özgürlüktür. Bu ide'nin gerçekleşmesi, demek ki özgürlüğün gerçekleşmesidir. Özgürlük dünyada araçlarla ortaya çıkar, tarihte görünür olur. Bu araçların neler olduğu sorusu, bizi tarihin görünüşüne götürür.

"Tarihe daha ilk bakış, insanların gereksinimlerinden, tutkularından, ilgi ve çıkarlarından, erişmek istedikleri ideal ve ereklerden, karakterleri ile yeteneklerinden doğan davranışları gösterir. Dünyada tutku olmaksızın hiçbir büyük şey meydana getirilmemiştir."

Özgürlük ya da ide, dünya tarihinde kendini bu araçlarla dışlaştırır. Sezar gibi, Napolyon gibi tarihteki büyük adamların kişisel ereklerinde olan şey, dünya tininin istencini oluşturan tözdür. Halklar ise daha çoğu bu kişilerin bayrağı çevresinde toplanır.

Bu adamların ve halkların tarihte sergilemiş oldukları, tüm o tüyler ürpertici olaylar tablosu, dünya tarihinin mutlak son ereğini gerçekleştiren araçlar alanıdır. Demek ki tin, büyük adamları ve halkları, kendi son ereğini gerçekleştirmede araç olarak kullanır. Ama onlar bunu bilmezler. Onlar kendi isteklerinin, tutkularının gerçekleşiminin ardındadırlar. Bu da Hegel'in yine ünlü bir deyişiyle aklın hilesi'dir. Tutkular, genel olanın işleyişinden ayrı tutulamaz. Onlar öndedirler, saldırırlar, zarara uğrarlar, ama onların arka planındaki genel ide'ye hiçbir şey olmaz, ona hiçbir zarar gelmez. "Bu, aklın hilesi diye adlandırılacak olan şeydir, o tutkuları kendisi için etken kılar, bu yolla kendisini var oluşa koyar, zarar ziyanı da öteki görür. (...)

Kaynak: Ömer Naci Soykan, Hegel Sisteminde Tarih Felsefesi - Betimleyici-eleştirel bir giriş


Ek 2.

Doğa insanı doğal varlık yaparken cimri davranmıştır, insan zayıf bir hayvandır; ama buna karşılık ona, her şeyini ona dayanarak yapabileceği bir akıl bağışlamıştır. Böylece o, "birey olarak ölümlü, tür olarak ölümsüz" olan bu akıllı varlıklar sınıfından yeteneklerini yetkinleştirmeyi başarmasını istemiştir. Bu konuda doğanın kullandığı "araç" ise, toplumdaki antagonizmadır.

Bu antagonizma, insanın "toplumdışı toplumsallık"ıdır (ungesellige Geselligkeit). İnsanda "toplum olma eğilimi" kadar, bu eğilime karşı "sürekli bir direnç" de vardır.İnsana akıl yoluyla yeteneklerini geliştirme olanağı ancak toplum içinde açıktır; ama o birey olarak, bencil ve toplum dışı isteklere de sahiptir. O bu antagonizma içinde, güçlülük, mülkiyet, şeref gibi ilkel ve doğal bencil isteklerini, ne var ki yine de ancak toplum içinde doyurabilir ki, bu onu, tüm bencilliklerini toplum içinde sergilemeye iter. O böylece tutkularının peşinde koşarken, farkında olmadan toplumun gelişimine katkıda bulunmuş olur. (Hegel, buna ileride "aklın hilesi" -List der Vernunft- diyecektir). Böylece onun ilgi ve beğenilerine toplumsallık karışmış olur ki, o zamanla, bir arada yaşama koşullan olarak, "pratik ilkeler" ve "ahlaksal ayrımlar" koymaya ve kültürel varlık olmaya geçer. Böylece toplumsal birlik ahlaksallaşır. Ahlaksal yaşama geçmiş olan insan için en büyük sorun ise, "evrensel adalet yaptırımını uygulayacak bir yurttaşlar toplumuna ulaşmaktır." Doğanın bu aşamada insandan talep ettiği şey, buna göre şöyle açığa çıkmış olur: İnsan kendi aklı ve bu akla dayalı özgür istemesiyle "en fazla özgürlüğü olan ve bu özgürlüğü güven altına alan bir toplum"u gerçekleştirmelidir.Bunun için ilk koşul, insan aklının bir ürünü olarak, "tam adalet¬li bir yurttaşlık anayasası" yapılmasıdır. Böylece insanlar, kendileri için kendilerine getirdikleri bir zorunlulukla, yani ahlaksal adıyla bir "gereklilik" tasarımı altında doğanın kendilerin¬den talep ettiği aklını özgürce kullanma edimini yerine getirmiş olurlar.

(Kaynak: Tarih Felsefesi, Doğan Özlem,İnkılap Yayınları, 2004)

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Also on FANDOM

Random Wiki