FANDOM


Nuvola apps important.svg Bu makale taslak halindedir.
  • Bu makalenin Madde Taslakları altında yer almasına özen gösteriniz.
  • Güncel bir madde olarak kaydetmeden önce lütfen Taslak: olmaktan çıkartınız ({{Taslak}} kısmını siliniz).

Şubat 1340 (1924)- İlk Kânun 1938 tarihleri arasında kesintili de olsa 10 yıl boyunca 109 sayı yayımlanan; sayfalarında içtimai, ruhi, dinî, fenni meselelere; şiir, hikaye, roman, tiyatro gibi edebî nevilere yer vererek devrin özellikle sosyal hayatını yansıtma, cumhuriyetin niteliği, demokrasi, insan hakları (bilhassa kadın ve çocuk hakları), eğitim sistemi üzerinde düşünme, düşündürme, halka ulaşma çabalarıyla Türk matbuatının uzun süre neşredilen mecmualarından biridir.

Kısa tarihçe Edit

Zekeriya Sertel, Cumhuriyet Gazetesi'nden ayrıldıktan sonra ülkenin en önemli yayınlarından olan 'Resimli Ay' dergisini yayınlamaya başladı. 1 Şubat 1924 günü yayın hayatına başlayan dergi, yayın hayatının 1924-1928 yılları arasındaki ilk evresinde "ülkede gerçek bir demokrasinin kurulabilmesini ve sosyal problemlerin incelenmesini" amaçlıyordu ve fikir yazılarını Mehmet Zekeriya ile eşi Sabiha Hanım yazmakta; edebi yazıları ise Mehmet Rauf, İbn-ül Refik, Ahmet Nuri, Reşat Nuri, Yusuf Ziya, Hakkı Sûha, Ercüment Ekrem, Hıfzı Tevfik, Sadri Ertem, Selim Sırrı, Mahmut Yesari, Yakup Kadri kaleme almaktaydı[1].

Dergide ilk yıllarında yayınlanan, Cevat Şakir'in hapishane anılarını anlattığı "Asker Kaçakları Nasıl Asılır?" başlıklı yazı, yazar Cevat Şakir ile birlikte, derginin sorumlu müdürü olan Mehmet Zekeriya'nın da İstiklal Mahkemesi'nde yargılanmasına ve 3 yıl Sinop'ta kalebentliğe mahkum edilmesine yol açtı. 1927 yılında İstanbul'a dönebildi. Bu süre içinde eşi, derginin yayınını Resimli Ay, Resimli Perşembe, Sevimli Ay adlarıyla sürdürdü ve "Türkiye'nin ilk kadın gazetecisi" ünvanını aldı[2].

Zekeriya Bey'in dönüşünde dergiyi yeni bir hava içinde çıkarmaya başladı. 1928’den 1930’a kadar olan bu ikinci devrede yazı ve hikayelerde ilerici ve sosyalist fikirler ön plana çımış, yazı kadrosunda da birtakım değişiklikler yaşanmıştı. Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Suat Derviş, Vâlâ Nureddin gibi yazarlar derginin yazı kadrosunda yer aldılar.

1931'de derginin diğer ortakları ile ortaklığın bozulması sonucu Resimli Ay, yayım hayatına son verdi.

Resimli Ay Hakkında Edit

1059078095resimli ay turkce200.jpg
1059079467putlari yikiyoruz250.jpg

Resimli Ay'ın 'Putları Yakıyoruz' kampanyası

Resimli Ay'ın öyküsü, Sabiha ve Zekeriya Sertel'in Amerika Birleşik Devletleri'nden, Türkiye'ye dönmesi ile başlar. İlk olarak Cumhuriyet gazetesinin kuruluşunda bulunan Serteller, ardından dönemin diğer dergilerine göre teknik ve içerik açıdan hayli farklı olan Resimli Ay'ı çıkarırlar. Aylık yayımlanan derginin ilk sayısı 1 Şubat 1924 tarihini taşır.

Geniş bir okur kitlesine ulaşma amacıyla yolan çıkan derginin alanı salt edebiyatla sınırlı değildir; modadan, tiyatroya, eğitimden magazin haberlerine her türlü konuda yayın yapar. İlk sayısında yer alan "Resimli Ay mecmua olarak Türkiye'de çıkan ilk eserdir" başlıklı yazıda, "..edebi terbiye almış mahdut bir sınıfa hitap edeceği, okurun ihtiyaçlarını gözönünde tutacağı" belirtilir. Bu sayıda SAbiha Sertel, Hakkı Süha (Gezgin), Hıfzı Tevfik (Gömensoy), Osman Cemal (Kaygılı) yazılarıyla, İbnürrefik Ahmet Nuri "Fırtınadan sonra" adlı tek perdelik oyunu ile yer alırlar.

Okuyucu tarafından beğeni ile karşılanan Resimli Ay'ın ilk sayısı, kısa zamanda ikinci baskısını yapar. Yıllar sonra, Sabiha Sertel anılarında bu beğeniyi şöyle açıklar: "Resimli Ay'ın propaganda metodu da tamamıyla yeni idi. Fikirleri bir klişe halinde, bir dogma halinde, okuyucuya sunmak değil, bu fikirlerin, halkın günlük ihtiyaçlarıyla olan ilgisini açıklamak, onlara tutulacak yolu göstermek amacını güdüyordu. Bunun içindir ki, okuyucuları hayattan alınmış, canlı reel konular sunulmuş, okuyucunun ruhunu, kalbini fethedecek yazılara önem verilmiştir."

Resimli Ay, dönemin yazar ve şairlerince ilgiyle karşılanır. İlk sayılarında Yakup Kadri, Sadri Ertem, Yusuf Ziya, Ercüment Ekrem, Hıfzı Tevfik, Mahmut Yesari, Mahmut Rauf, Reşat Nuri, Selim Sırrı gibi isimler dergide en sık görünen imzalar arasındadırlar. Büyük ölçüde, dergiyi Harf Devrimi'ne kadar götüren kadro da bu isimlerden oluşur. Ama derginin günümüze ulaşmasını sağlayan yayını ise 1928-1930 yıllarını kapsar. Önce yeni harflerle okur kaybına uğrayan Resimli Ay, sonra Nazım Hikmet'le yeni bir yayın dönemine girer.

–Edebiyatımızda Dergiler, Erdal Doğan, 1197

Sertel'lerin gözünden Resimli Ay Edit

Mehmet Zekeriya eşi Sabiha’ya beraberce bir dergi çıkarmayı önermişti. İlk sayısı 1 Şubat 1924’te çıkan RESİMLİ AY Türkiye için bir yenilikti. Bu ticaret için çıkan bir eğlence veya sosyete dergisi değildi. Halkın sorunlarıyla uğraşan, Cumhuriyet devrimlerini destekleyen bir fikir dergisiydi. Aynı zamanda Mehmet Zekeriya Amerika’da öğrenmiş olduğu gazetecilik tekniğini kullanarak bol resimli, çekici bir dergi yayınlıyordu. Sabiha Zekeriya ise sosyoloji bilgisine dayanarak sosyal konuları ele alıyor; dul kadınlar, yetim çocuklar gibi sosyal yaralara değiniyordu. Bu sayede dergi halkın çekici bulduğu çok satan bir dergi oldu. Bundan faydalanarak her iki yazar da devrimleri, cumhuriyet anayasasını, medeni kanunu, kadın haklarını, demokrasi ve özgürlüğü savunan yazılar yazdılar. Bu yollarla devrimleri halka mal etmeye çalıştılar.

1925’te Şeyh Sait İsyanı arkasından yayınlanan “Takrir-i Sükun” yasası çıkınca her şey değişti. Mehmet Zekeriya derginin sorumlu müdürü olarak, Cevat Şakir’in (Halikarnas Balıkçısı) bir yazısı yüzünden İstiklal Mahkemesine gönderildi ve kalebent olarak Sinop’a sürüldü. Zekeriya bir afla 1927’de İstanbul’a dönene kadar Sabiha Zekeriya, önce Resimli Ay sonra “Resimli Perşembe”, “Sevimli Ay” dergilerini tek başına çıkardı. Böylece 29 yaşında Türkiye’nin ilk kadın gazetecisi unvanını aldı. Zekeriya’nın dönüşünden sonra Resimli Ay yeni bir hava içersinde çıkmaya başladı. Bunun bir nedeni de 1928’de NAZIM HİKMET’in Dergide şiirlerini ve yazılarını yayınlamasıydı. Nazım’ın Bahri Hazer, Salkım Söğüt gibi pek çok şiiri ilk defa Resimli Ay’da çıktı. İşçi hakları, köylü sorunları, misyonerler, sosyalizm gibi sorunlar ele alındı. Sabahattin Ali’nin hikayelerinin çıkmasıyla da tiraj büsbütün arttı.

Nazım Hikmet’in dergiye katılmasından sonra Sabiha Zekeriya çiftinin yaşamında da önemli bir değişiklik oldu. Nazım Hikmet, Vala Nureddin, Peyami Safa gibi günün önemli yazarları evlerinde toplanıyor; bir içki masası etrafında şiirler okunuyor, edebiyat tartışmaları yapılıyor, günün siyasal konuları ele alınıyor, devrimler tartışılıyordu.

–SERTEL AİLESİ'NİN YAŞAM ÖYKÜSÜ[3]

Putları Yıkıyoruz Kampanyası Edit

Dergi, Nazım Hikmet'le başlattığı 'Putları Yıkıyoruz' yazı dizisi ile tepkileri üstüne çekti. Bu dizide Nazım ve Sertel, yeniliklerin önünü tıkadıklarına inandıkları ün kazanmış Namık Kemal, Tevfik Fikret, Abdülhak Hamit, Hamdullah Suphi, Ahmet Haşim gibi edebiyatçıları 'tahttan indirmeyi' amaçlamışlardı.

Sunuş yazısı Edit

Her cemiyetin yaşadığı devre mahsus bir takım mefkureleri vardır. Bu mefkureleri insanlar mücerret bir şekilde kavrayamadıkları için onları bazı fertlerde temessül etmiş görmek isterler. Bu mefkureleri en iyi hazmeden, onu her mana-sile kendisinde aksettiren kimseler o mefkurenin mümessili olarak görülür. Biz o ferde baktığımız zaman onda kendi mefkurelerimizi, kendi hülyalarımızı, kendi rüyalarımızı görürüz. İşte bunlar cemiyetin o günki mefkurelerinin mümessilidirler. Böyle olduğu için de az çok mukaddes bir mahiyeti haizdirler.

Bu fertlerin birer put olabilmeleri için cemiyetin o günkü mefkuresini hakikaten, ve tam manasile temsil etmeleri, lâzımdır. İşte biz “put”tan bunu anlıyoruz. Yine biliyoruz ki bazı fertler hiç bu kıymet ve vasfı haiz olmadıkları halde yanlış bir telkin ve telâkki neticesinde, kendilerini put gibi göstermeğe çalışırlar. Bunlar da sahte putlardır.

İşte biz bu sahte putları yıkmağa çalışıyoruz. Bizce gerek Abdülhak Hamit, gerekse Mehmet Emin bey bizim sanat sahasındaki ideallerimizi temsil eden kimseler değildirler. Bu itibarla bunlar edebiyat ve sanat hayatımızın sahte putlarıdırlar.

–Nazım Hikmet, Resimli Ay, Ağustos 1929[4])

Kaynaklar Edit

Ayrıca bkz Edit

Kaynakça Edit

  1. Selma Arslantaş, Mecmua Devrinin Sol Devlerinden Resimli Ay, Akıl Defteri Dergisi, 24.07.2003
  2. Sertelvakfi.org Sertel ailesinin yaşam öyküsü sayfası
  3. Sertel Vakfı Web Sitesi
  4. Putları Niçin Kırıyoruz? Tam metin insanokur.org
Bu madde Wikipedia Resimli Ay içeriğini kaynak olarak kullanmaktadır: (authors)

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Also on FANDOM

Random Wiki